İçeriğe geç

Medipol kime ait ?

Medipol Kime Ait?

Kayseri’de bir kafe açmak için para biriktiren bir gencin hayalleri kadar büyük, bu şehri sevmenin kadar derin bir kalbim var. Hep bir yerlere gitme, hayaller kurma, yeni yerler keşfetme isteğiyle doluyum. İşte tam da böyle bir dönemde, Medipol’in kim olduğunu öğrenmeye çalışırken yaşadığım duygusal bir keşfe tanık oldum. Medipol, bir üniversite, hastane, bir sağlık grubu… Ama kime ait? Bir yandan işte bu soru, beni başka dünyaların kapılarına götürdü.

O Sabah

O sabah Kayseri’nin buz gibi havası, kafamı dinlememi imkânsız kılacak kadar yoğun ve soğuktu. Adımımı attığım her adımda, rüzgarın içimi ürperten soğukluğu, kafamda beliren sorulara karışıyordu. Okuldan sonra biraz nefes almak için bir kafede oturmak istedim. Yanımda, başımı okşayan bir koku var. Kahve… Her yudumda içimdeki boşluğu biraz daha dolduruyor gibiyim. Fakat kafamda dönen şey bir başka: “Medipol kime ait?”

Bunun cevabını araştırmak istedim. Gittim, baktım, okudum ama bir türlü net bir şey bulamadım. Ortada bir karmaşa vardı. Bir tarafta bir yatırımcı adı, diğer tarafta eski bir sağlık grubunun adı. Hangi bilgiye inanacağımı bilemedim. Bu kaybolmuş gibi hissettiğim anda, hayatımın bir başka anlamı ortaya çıktı. Bunu öğrenmek, aslında kendi yolculuğumda karşılaştığım belirsizlikleri de bir arada düşünmemi sağladı.

O Duyguların İçine Girdiğim An

Yolculuklar, bazen bir anlam bulmak, bazen de bir çıkış yolu aramaktır. O gün, Medipol’ün kime ait olduğunu bulmaya çalışırken, aslında aradığım şeyin çok farklı olduğunu fark ettim. Bunu bulmaya çalışırken, ruhum bir yönüyle hem kaybolmuş, hem de büyük bir keşif peşindeydi. O anları hissettim, yaşadım… Ve soruyu bir kenara bırakıp, kendimi sorgulamaya başladım. Acaba hayatımda gerçekten aradığım şey, sadece bir cevap mıydı? Yani Medipol kime ait? Sadece bir soru değil, aynı zamanda daha derin, daha kişisel bir meseleydi. Medipol, kime ait olduğu kadar, bu dünyada hangi sorulara ve yanıtlarına sahip olacağına da bağlıydı.

İçimde bir duygu patlaması oldu. Kayseri’nin soğuğunda bu kadar kararsız kalmışken, birden sıcak bir yer bulmuş gibi hissettim. Belki de Medipol’ün kime ait olduğuyla ilgili olarak sahip olduğum duygular, hayatın içindeki benzer sorularda da geçerli oluyordu. Belki de cevaplar bazen bizim yaşadıklarımızla daha anlamlı hale geliyordu. Belki de hayat, her şeyin kontrolünü elinde tutmamız gerektiğini öğretmek yerine, belirsizlik içinde bir tür umut aşılıyordu.

Biraz Umut, Biraz Hayal Kırıklığı

Öğrenmeye çalıştım, araştırmalarım devam etti. Ne kadar gayret gösterirsem gösteriyim, çok net bir cevap bulamadım. Kafamda net bir cevap olmasa da, bir şeyleri daha iyi anladım: Belki de bir şeyin kime ait olduğunun önemi, onu nasıl algıladığımıza ve içimizde hangi duyguları uyandırdığına bağlıydı. Medipol kime ait, belki de herkesin içinde farklı bir anlam bulmuştu. O an, belki de hiçbir şeyin mükemmel olmayacağını fark ettim. Hayat, belirsizdi ama bu belirsizlik, hayal kırıklığını da beraberinde getiriyordu.

Sonuç Olarak

Ve sonunda, soruma net bir cevap bulamadım. Medipol kime ait? Gerçekten de kime ait olduğu belirsiz bir yer mi, yoksa herkesin içinde kendi anlamını mı buluyor? Bilmiyorum. Ama şunu öğrendim: Hayat, ne kadar karmaşık olursa olsun, bazı şeyler sadece hissetmekle anlaşılabilir. Belki de Medipol’e kim sahip, onu bilmesem de, bu hayatta keşfettiğim şeyin kendisi yeterince değerli.

Yine de bu soruyu unutmuyorum. Her an, her köşe başında Medipol gibi, kim olduğunu bilmediğim ama her zaman peşinden gitmek istediğim bir şey buluyorum. Belki de aslında aradığım şey, Medipol’ün kim olduğundan çok, aradığım yerin içimdeki yeri ve ruhumdaki boşluğu dolduran anlamıydı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir